17 Eylül 2016 Cumartesi

MAX FACTOR// MIRACLE TOUCH FONDÖTEN

Makyaj tarihinin ilk markası 100 yıllık geçmişe sahip olan Max Factor, şimdi de cildinizi sağlıklı, gencecik bir görünüme kavuşturacak dört ‘Miracle Worker’ fondötenden oluşan Miracle Workers serisiyle karşınızda

TÜM CİLT TİPLERİ İÇİN UYGUN OLAN MAX FACTOR MIRACLE TOUCH FONDOTEN;


Farklı cilt sorunlarına odaklanan Max Factor Miracle Workers serisinin tüm cilt tipleri için uygun olan üyesi Max Factor Miracle Touch Fondöten; cilde temas ettiği anda katıdan sıvıya dönüşüyor. Cilt sıcaklığında kolayca eriyen Max Factor Miracle Touch, pürüzlü cilt dokusunu hafif yapısıyla örterek mükemmel kapatıcılık ve pürüzsüzlük sunuyor.


Teninizin rengi ve dokusuyla kusursuz ve dengeli bir uyuma sahip Max Factor Miracle Touch Fondöten cildinizde kuvvetli bir kapatıcılık sağlamakla kalmayıp cilt tonunuzu eşitleyerek ideal makyajı yapmanıza olanak sunuyor.

Max Factor Miracle Workers, nasıl bir cilde sahip olursa olsun her kadına doğru ton ve yapıya sahip, doğru sonuçlar sunabilecek fondöteni bulabilmeleri için çözümler sunuyor:


Size Uygun Olanı Keşfedin
The Skin Smoother: Miracle Touch Fondöten – Cildinin farklı bölgeleri farklı tonlarda olan kadınlar için ideal olan bu ürün cilde temas ettiğinde sıvılaşıyor. Cilt tonunu yumuşatmanın yanı sıra, cilt bozukluklarını gizleyerek kusursuz ve dengeli bir görünüm kazandırıyor.

The Tone Enhancer: Miracle Match Fondöten – Görünür cilt bozukluklarını en aza indiren flu efekt teknolojisi ile nemlendirici bileşenlerin bir araya geldiği bu ürün sağlıklı ve genç görünümlü bir cilt sunuyor.

The Glow Getter: Skin Luminizer Miracle Fondöten – Solgun, cansız cilt görünümüne sahip olan kadınlar için ideal olan bu ürün ışığı yansıtan partikülleri ve cildi uzun süre nemli tutması sayesinde muhteşem ve doğal görünümlü bir parlaklık sunuyor.

The Age Defier: Ageless Elixir Miracle Fondöten – Yaşlı, yorgun cilt görünümüne sahip kadınlar için uygun olan bu ürün, kusursuz bir kapatıcılık sunarken UV ışınların neden olduğu yaşlılık belirtilerine karşı da koruma sağlıyor.

16 Eylül 2016 Cuma

Bayram sonrasında beslenme nasıl olmalı?




Bayram boyunca etleri, yemekleri ve tatlıları yediniz. Peki bayram bitince vücudunuzu ve sindirim sisteminizi dinlendirmek için ne yapmanız gerekiyor? ‘Dengeli Beslen Harekete Geç’ Kampanyası’na rehberlik eden Uzman Diyetisyen Olcay Barış bu konuda da önerilerde bulunuyor:


-Hafif bir kahvaltıyla güne başlayın.
Gece uykuda yavaşlayan metabolizmanın ardından günün ilk öğünü olan kahvaltı metabolizmayı harekete geçirmek için çok önemlidir. Kahvaltı içeriğinde poğaça, börek, kızartma gibi mideyi yoracak besinlerden uzak durun, tam buğday ekmeği, peynir, zeytin, yumurta, mevsim yeşillikleri tercih edin.


-Bol bol su için.
Yemek sırasında su içmek sindirimi yavaşlatabilir. Yemekle beraber su içildiğinde çiğneme esnasında başlayan hazım işlemi zarar görür, yemeklerin hazmedilmesi zorlaşır. Yemekten önce su içmek ise midede hacim kaplayacağından tokluk hissi yaratabilir ve böylece daha çabuk doygunluğu sağlar.


-Günde en az 4-5 öğün yaparak metabolizmanızı hızlandırın.
Gün içerisinde ana ve ara öğünlerden oluşan bir beslenme kan şekerini dengeleyerek vücudun dinç kalmasına yardımcı olur. Bu yüzden 3-4 saat ara ile öğünlerinizi programlayarak ana öğünlere çok aç girmeyi önleyebilirsiniz.


-Meyveyi dikkatli tüketin.
Meyveler vitamin, mineral, posa-lif açısından oldukça yararlıdırlar fakat aşırı tüketiminin fazla enerji ve şeker fazlalığına yol açar. Sağlıklı bir kişi gün içinde 3-4 porsiyon kadar tüketilmelidir. 1 porsiyona denk gelen meyvelere örnek verecek olursak 30 adet küçük üzüm, bir orta boy şeftali, bir küçük boy elma veya yarım adet muz.


-Hareketli olun.
Fiziksel ve zihinsel sağlığı olumlu yönde etkileyen spor haftada 150 dakika düzenli bir şekilde yapılmalıdır. Fiziksel aktivitenin kan şekerini dengelediği, kolesterol düşürmeye yardımcı olduğu, kilo kontrolüne destek sağladığı ve barsak düzenine yardımcı olduğu unutulmamalıdır.


Sağlık İçin, Dengeli Beslenip Harekete Geçin…
Yapılan araştırmalar Türkiye’de erkeklerin yüzde 25’inin kadınların da yüzde 41’inin obez ya da aşırı kilolu olduğunu gösteriyor. Dünya’daki çocukların yüzde 20-25’inin obez olduğu ve bu çocukların yüzde 70’inin erişkinlikte de obez oldukları biliniyor. Obezitenin dünyayı olduğu kadar Türkiye’yi de tehdit ettiği gerçeğinden yola çıkan Şenpiliç, 2015 yılında ‘Dengeli Beslen, Harekete Geç’ sloganıyla büyük bir sosyal sorumluluk projesi başlattı. Türkiye’nin en büyük beyaz et üreticisi Şenpiliç tarafından başlatılan ‘Dengeli Beslen Harekete Geç’ Kampanyası, ailelerinin beslenmesi konusunda kilit rol üstlenen kadınların dengeli beslenme ve egzersizin önemi konusunda bilinçlendirilmesini hedefliyor.

Geri Dönüyorum !

Merhabalar arkadaşlar,

Bloga geri dönüyor olduğumu bilgilendirmek istiyorum

Haftanın 5 günü yazılar yazarak sizlerle olacağım,

Sadece makyaj üzerine değil, zayıflama, yemek tarifleri, gezdiğim ve/veya gezilmesini önerdiğim yerleri yazacağım.

Şimdiden devamlı olmasını diliyorum,

Görüşmek üzere...