12 Ekim 2014 Pazar
L'OCCITANE Amande - El Kremi
Merhabalar,
Bugün size bana geldiği günden beri vazgeçemediğim o muhteşem el kreminden bahsetmek istiyorum. 14 Eylül benim doğum günüm olduğundan şirketten güzel bir hediye geldi. Küçük bir çantanın içerisinde el kremi, vücut losyonu, ayak kremi gibi küçük ürünler vardı.
Daha önce bu markanın ürünlerini kullanmamıştım. Fakat asıl kullanılması gereken ürünler bunlarmış sonra anladım. Sanırım artık L'OCCITANE alışverişim sıklıkla olacak. Doğal ürünler ile aslında kendinden fazlaca söz ettiren markanın ilk denediğim ürünü Amande el kremi oldu.
El kremini sürdüğünüz anda etkisini göstererek elinizi yumuşacık bir şekile getiriyor. Özellikle soğuk günlerde çok yardımcı olacak olan bu ürünün kokusuda bir muhteşem.Yumuşatıcı olarak Badem sütü ve badem proteinleriyle zenginleştirilmiş bu el kreminden vazgeçemeyeceksiniz. Ellerinizi nemlendirirken pürüzsüzleştirecek ve yapışmayan dokulu bir el kremine sahip olacaksınız.
Sizler için internet sitesine göz attım Amande el kremi 30 ML fiyatı 25 TL
11 Ekim 2014 Cumartesi
The Balm - Smoke Balm
Merhabalar arkadaşlar,
Bilgisayarımın bir bozulup bir düzelmesinden dolayı yine bloguma kısa bir ara verdim. Bir yolunu bulup yazı planlamanın derdine düşüp hemen dediğimi yaptım. Umarım kısa süre içerisinde tamamen düzelir ve ben de yazılarımla tekrar geri dönerim.
Şimdi asıl konumuza gelecek olursak. Bildiğiniz gibi Gratis bayram dolayısıyla The Balm ürünlerinde %50 indirim yaptı. Hepimiz bunu bekliyor gibiydik adeta. Ben ilk gün hemen gittim. Biraz gözlemleme imkanım oldu gelen herkes direk Balm standına koşuyordu resmen.
Aslında aklımda daha büyük bir palet almak vardı fakat hem blogumun 1. yıl çekilişine koymak hem de kendime bişeyler alma niyetine düşünce ve daha önce görmediğim bu Smoke Balm'ı görünce nedense alasım geldi.
Fotoğrafını gördüğünüz sizler için ayırdığım Smoke Balm değil sizinki bir köşede çekilişin başlamasını bekliyor. Ben bu paleti sevdim doğrusu yine The Balm'ın özgün tasarımlarından biriyle karşımıza çıkıyor.
Peki ben bu paleti neden sevdim :)
Öncelikle The Balm'ın diğer paletleri bana fazla büyük geliyordu. Kullanamayacağımı düşündüğüm için nedense hiç elim varmadı almaya. Smoke Balm paleti hem Sonbahar'ın renklerini taşıyor hem de 3'lü oluşu daha kolay kullanım sağlıyor.
Renkler oldukça ışıltılı, bu paletleri birlikte kullanabilir veya tek olarakta tercih edebilirsiniz. Hem günlük hem de gece kullanımları için oldukça ideal ben yanlış hatırlamıyorsam 13-16 arası bir fiyata almıştım fakat %50 indirimle.
Bilgisayarımın bir bozulup bir düzelmesinden dolayı yine bloguma kısa bir ara verdim. Bir yolunu bulup yazı planlamanın derdine düşüp hemen dediğimi yaptım. Umarım kısa süre içerisinde tamamen düzelir ve ben de yazılarımla tekrar geri dönerim.
Şimdi asıl konumuza gelecek olursak. Bildiğiniz gibi Gratis bayram dolayısıyla The Balm ürünlerinde %50 indirim yaptı. Hepimiz bunu bekliyor gibiydik adeta. Ben ilk gün hemen gittim. Biraz gözlemleme imkanım oldu gelen herkes direk Balm standına koşuyordu resmen.
Aslında aklımda daha büyük bir palet almak vardı fakat hem blogumun 1. yıl çekilişine koymak hem de kendime bişeyler alma niyetine düşünce ve daha önce görmediğim bu Smoke Balm'ı görünce nedense alasım geldi.
Fotoğrafını gördüğünüz sizler için ayırdığım Smoke Balm değil sizinki bir köşede çekilişin başlamasını bekliyor. Ben bu paleti sevdim doğrusu yine The Balm'ın özgün tasarımlarından biriyle karşımıza çıkıyor.
Peki ben bu paleti neden sevdim :)
Öncelikle The Balm'ın diğer paletleri bana fazla büyük geliyordu. Kullanamayacağımı düşündüğüm için nedense hiç elim varmadı almaya. Smoke Balm paleti hem Sonbahar'ın renklerini taşıyor hem de 3'lü oluşu daha kolay kullanım sağlıyor.
Renkler oldukça ışıltılı, bu paletleri birlikte kullanabilir veya tek olarakta tercih edebilirsiniz. Hem günlük hem de gece kullanımları için oldukça ideal ben yanlış hatırlamıyorsam 13-16 arası bir fiyata almıştım fakat %50 indirimle.
1 Ekim 2014 Çarşamba
John Green - İlk Aşk
John Green'in New York Times Bestseller kitaplarından biri olan "İlk Aşk" okuyucularına farklı bir deneyim yaşatmayı hedefliyor. Eğlenceli ve aşkın geçtiği bu romanı ben geçtiğimiz aylarda okumuşturm.
Daha önce böyle farklı tasarımları biraz çocuksu bulurdum fakat John Green'in kalemi beni bu kitabı almaya mecbur bıraktı diyebilirim. Konusu ise çok garip çıktığı tüm kızların ismi Katherine olan üstün zekalı bir çocuk romanımızın asıl karakteri. Kitap beklendiği üzere aşk, duygusallıktan çok gülmenizi hedefliyor diyebilirim. Güldüğünüz konuların saçmalığından bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
Konu ilişkiler oldu mu, Colin Singleton'ın tipi Katherine isimli kızlar… Ve konu Katherine isimli kızlar oldu mu, Colin her seferinde terk ediliyor. Tam sayı vermek gerekirse, on dokuz kere. Bir yol macerasına atılan, evden kilometrelerce uzaktaki bu anagram âşığı, hali harap, üstün zekâlı gencin cebinde on bin dolar, peşinde kana susamış bir yaban domuzu ve hemen yanında televizyon bağımlısı, şişman dostu vardır… Ama bir tane bile Katherine yoktur. Yarattığı formülle tüm romantik ilişkilerin geleceğini hesaplamayı uman Colin, Katherine Öngörülebilirliği Teoremi'ni ispatlamak için debelenmekte, tüm Terk Edilenler'in öcünü almanın ve sonunda kızı kapmanın peşindedir. Aşk, dostluk ve ölü bir Avusturya-Macaristan arşidükü, insanın kendisini yeniden keşfetmesini konu alan bu çok katmanlı romana şaşırtıcı bir son ve sıcacık bir yön katıyor.
"Green, bıçak gibi keskin ve zekâ dolu bir başka öykü daha kaleme almış. Komik sayfalarda karşımıza kâh müthiş keyif veren toy ve gösterişçi karakterler, kâh entelektüel bir üslup çıkıyor."
-Booklist-
"Kahkaha attıracak kadar komik… Kendisinden önce gelen pek çok Amerikan yapımı yol öyküsüne hem bir övgü hem de bir taşlama."
-The Horn Book-
"Her detay göz önünde bulundurulmuş, hikâye zarafet ve kaçınılmaz bir devinimle akıp gidiyor."
-New York Times Book Review-
"Diyaloglarla birlikte şiir gibi akıp giden konu yabancı diller, denklemler ve detaylı dipnotlarla canlanıyor. Romantizm, matematik ya da basitçe iyi bir hikâye okumak isteyen herkesin ilgisini çekecek."
-VOYA-
"Bu komik roman üslup açısından Alaska'nın Peşinde ve Aynı Yıldızın Altında'dan ayrılsa da zekice kurulmuş diyaloglar ve merak uyandıran karakterleriyle ortak bir paydada buluşuyorlar."
-Kliatt-
"Romantizm dolu, hüzünlü ve dokunaklı sahnelerden ironik ve eğlenceli üsluba, matematikle harmanlanmış, her şey dâhil bir öykü. Keyifli, gerçekten karmaşık ve müthiş eğlenceli."
-Kirkus Reviews-
"Green, bıçak gibi keskin ve zekâ dolu bir başka öykü daha kaleme almış. Komik sayfalarda karşımıza kâh müthiş keyif veren toy ve gösterişçi karakterler, kâh entelektüel bir üslup çıkıyor."
-Booklist-
"Kahkaha attıracak kadar komik… Kendisinden önce gelen pek çok Amerikan yapımı yol öyküsüne hem bir övgü hem de bir taşlama."
-The Horn Book-
"Her detay göz önünde bulundurulmuş, hikâye zarafet ve kaçınılmaz bir devinimle akıp gidiyor."
-New York Times Book Review-
"Diyaloglarla birlikte şiir gibi akıp giden konu yabancı diller, denklemler ve detaylı dipnotlarla canlanıyor. Romantizm, matematik ya da basitçe iyi bir hikâye okumak isteyen herkesin ilgisini çekecek."
-VOYA-
"Bu komik roman üslup açısından Alaska'nın Peşinde ve Aynı Yıldızın Altında'dan ayrılsa da zekice kurulmuş diyaloglar ve merak uyandıran karakterleriyle ortak bir paydada buluşuyorlar."
-Kliatt-
"Romantizm dolu, hüzünlü ve dokunaklı sahnelerden ironik ve eğlenceli üsluba, matematikle harmanlanmış, her şey dâhil bir öykü. Keyifli, gerçekten karmaşık ve müthiş eğlenceli."
-Kirkus Reviews-
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


