Merhabalar arkadaşlar
Bugün sizlere geçenlerde okuyup, bitirdiğim kitap hakkında yorumlar yazacağım. İsminde ve kapağında bir albeniliği olan Trendeki Kız kitabını D&R'dan oldukça uygun bir fiyata satın alıp, yaz tatilimi kitap okuyarak geçirmek istedim. Tüm seçtiğim kitapların doğru seçim olduğunu gerçekten hissettim. Şimdi gelin yakın zamanda filmi de çıkacak olan kitaptan bahsedelim
Asıl adı "The Girl On The Train" olan ve yazarı Paula Hawkins olan bu kitabın türü Gizem ve Gerilim'i bir arada bulunduruyor. Yaklaşık 360 sayfa olan bu kitabı elinizden bırakamayacağınızı düşünüyorum bu nedenle hızlı bir bitiş olacaktır.
Kitap genel olarak merak ettiriyor, şaşırtıyor. Aslında bir yerde durgunlaşan romanı elinizden düşürmemenizi sağlayan şey sizi ters köşe yapıyor olması. Durum hakkında yorumlar yaptıkca ana karakter Rachel farklı bir olay örgüsünün içerisine girip sizi şaşırtabiliyor. Gerilim çok fazla var mı derseniz. Diğer okuduğum romanlara kıyasla çok olduğunu düşünmüyorum. Ya da ben yapılan yorumlarla daha fazla bir beklenti içerisine girmiş olabilirim.
Rachel her gün aynı trenle aynı yolu gidip gelirken dışarıda gördüğü kişiler ve objelerle bağ kurmaya ve hikayeler oluşturmaya başlıyor. Ve bir anda olayların içerisinde kendisini buluyor. Kesinlikle tercih edilebilir bir kitap olduğunu savunuyorum. Yakın zamanda çıkacak olan filmini de merakle
--Arka Kapak--
Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.
"Büyüleyici, sürükleyici, üst seviye bir gerilim. Mutlaka okuyun!" -S.J. Watson-
"Hem karakter yaratımı hem olay örgüsü muhteşem, harika bir kitap! Yeni neslin Alfred Hitchcock'u." -Terry Hayes-
"Zeki, gerilim dolu ve baştan aşağıya sürükleyici bir roman." -Lisa Gardner-
"Aklınızı başınızdan alacak, zekice yazılmış bu psikolojik-gerilim romanı hem muhteşem hem de tren enkazı kadar korkunç!" -Publishers Weekly-
"Nefesleri kesen bir ilk roman. En dikkatli okurlar bile, Hawkins olayları teker teker açığa çıkarıp, aşkın ve takıntının şiddetle olan kaçınılmaz bağını ortaya koyarken şaşırmaktan kendilerini alamayacaklar." -Kirkus-
"Trendeki Kız, her şeyi anladığınızı düşündüğünüz an sizi farklı bir sürprizle karşılıyor." -Entertainment Weekly-
#OkudumBitti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#OkudumBitti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Eylül 2016 Salı
11 Mart 2015 Çarşamba
OKUDUM: Oğuz Atay - Bir Bilim Adamının Romanı
Merhabalar arkadaşlar,
Uzun süredir sizlere yazmıyordum. Özledim ! Evet kendime itiraf etmem gerekiyor ki yazmadığım her süre zarfında burası aklımdaydı, o zaman Hazal is coming ! diyelim ve hızla bir giriş yapalım.
Ne kadar uzun süredir boş vaktim olmasa bile kitap okumayı asla aksatmamaya çalışıyorum. Yeni aldığım ve dün bitirdiğim bir kitap olan Oğuz Atay'ın Bir Bilim Adamının Romanı adlı eserini sizlerle tanıştırmak isterim. Oğuz Atay tarzı bir yazım dili, biyografik bir roman ve yazarımızın kendi hocası olan Prof Dr. Mustafa İnan birleşirse neler çıkar bu romanda bulabilirsiniz.
Benim için bu tür bir roman okumak büyük radikal kararlardan biriydi aslında. Oğuz Atay'ın yazımından hoşlanıyorsanız sizin için su gibi akıp gidecek türden bir kitap olabilir. Fakat benim bu türden okuduğum ilk kitap olması biraz durumu yavaşlattı diyebilirim.
Ne kadar uzun süredir boş vaktim olmasa bile kitap okumayı asla aksatmamaya çalışıyorum. Yeni aldığım ve dün bitirdiğim bir kitap olan Oğuz Atay'ın Bir Bilim Adamının Romanı adlı eserini sizlerle tanıştırmak isterim. Oğuz Atay tarzı bir yazım dili, biyografik bir roman ve yazarımızın kendi hocası olan Prof Dr. Mustafa İnan birleşirse neler çıkar bu romanda bulabilirsiniz.
Benim için bu tür bir roman okumak büyük radikal kararlardan biriydi aslında. Oğuz Atay'ın yazımından hoşlanıyorsanız sizin için su gibi akıp gidecek türden bir kitap olabilir. Fakat benim bu türden okuduğum ilk kitap olması biraz durumu yavaşlattı diyebilirim.
Tanıtım Bülteninden;
Türkiye'de pek benimsenmemiş bir dalda, biyografik roman türünde, Oğuz
Atay'ın kendine özgü üslubu ve kurgusuyla, kendi hocası da olan Prof.
Mustafa İnan'ı anlatışı. Atay'ın hedefi, bir halk çocuğunun uluslararası
ün sahibi bir bilim adamı oluşunun zorlu macerasını sergilemek. Bunun
yanısıra, Oğuz Atay'ın toplumsal eleştiri kalıplarını zorlayışını da
izliyoruz. Elinizdeki kitapta, Prof. Mustafa İnan'ın hayatından kesitler
veren bir de fotoğraf albümü yeralıyor.
Sayfa Sayısı: 204
Sevgilerle,
Etiketler:
#OkudumBitti,
Kitap,
Kitap Önerisi,
Oğuz Atay
28 Ekim 2014 Salı
Gillian Flynn - Karanlık Yerler
Selamlar canlarım,
Uzun süredir bir kitap alma isteğim vardı fakat nasıl bir kitap alsam ne zaman alsam, nereden alsam gibi saçma düşünceler benim kitap aşkımı resmen baltalıyordu. Geçen günlerde Migros'a gittim tüm Migroslarda var mı bilmiyorum fakat gittiğimde ucuz kitapların olduğu bir alan gördüm ve hemen incelemeye başladım. En farklı gelen kitaplardan biri bu kitaptı sanırım ve ücretide sadece 5 TL olduğundan hemen kapmak istedim ben kitabın dilini, kurgusunu beğendim hatta sanırım şu anlarda vizyonda olan yazarın diğer kitabından esinlenerek yazılmış olan "Kayıp Kız" kitabınıda en yakın zamanda alıp okuyacağım.
Size detaylı bilgi vermek istemiyorum. Neden mi ? Çünkü bu kitabın gerilim romanları seven kişilerce bence alınıp okunması gerekiyor. Gerçekten güzel :) Eğer okuyacak kitap arıyorsanız bence kaçırmayın
Uzun süredir bir kitap alma isteğim vardı fakat nasıl bir kitap alsam ne zaman alsam, nereden alsam gibi saçma düşünceler benim kitap aşkımı resmen baltalıyordu. Geçen günlerde Migros'a gittim tüm Migroslarda var mı bilmiyorum fakat gittiğimde ucuz kitapların olduğu bir alan gördüm ve hemen incelemeye başladım. En farklı gelen kitaplardan biri bu kitaptı sanırım ve ücretide sadece 5 TL olduğundan hemen kapmak istedim ben kitabın dilini, kurgusunu beğendim hatta sanırım şu anlarda vizyonda olan yazarın diğer kitabından esinlenerek yazılmış olan "Kayıp Kız" kitabınıda en yakın zamanda alıp okuyacağım.
Size detaylı bilgi vermek istemiyorum. Neden mi ? Çünkü bu kitabın gerilim romanları seven kişilerce bence alınıp okunması gerekiyor. Gerçekten güzel :) Eğer okuyacak kitap arıyorsanız bence kaçırmayın
İçimde gerçek bir organ gibi yer kaplayan sinsi bir kötülük var.
Libby Day'in annesi ve iki kız kardeşi Kansas Kinnakee'de
“Şeytana Kurban” edilmişti. Cinayetin ardından bir tek minik Libby hayatta kalırken ağabeyi Ben'se hapsi boyladı. Üstelik onu hapse gönderen, sevgili kız kardeşi Libby'ydi!
Yirmi dört yıl sonra Cinayet Kulübü adında, kötü şöhretli suçları
takıntı haline getirmiş tuhaf bir gizli topluluk, Libby'nin peşine düştü. Tek amaçları Ben'i özgürlüğüne kavuşturmaktı. Parasızlıkla
boğuşan Libby, trajik geçmişinden fayda sağlamak için
akıl almaz bir plan yaptı...
Libby planı dahilinde araştırmalara başladıktan sonra Missouri'nin striptiz kulüplerinden Oklahoma'nın terk edilmiş turistik şehirlerine savrulacaktı. Tahmin edilmesi olanaksız gerçekler adım adım su yüzüne çıkarken, Libby kendini
yine başladığı noktada bulacaktı.
Katilden kaçtığı yerde.
Libby Day'in annesi ve iki kız kardeşi Kansas Kinnakee'de
“Şeytana Kurban” edilmişti. Cinayetin ardından bir tek minik Libby hayatta kalırken ağabeyi Ben'se hapsi boyladı. Üstelik onu hapse gönderen, sevgili kız kardeşi Libby'ydi!
Yirmi dört yıl sonra Cinayet Kulübü adında, kötü şöhretli suçları
takıntı haline getirmiş tuhaf bir gizli topluluk, Libby'nin peşine düştü. Tek amaçları Ben'i özgürlüğüne kavuşturmaktı. Parasızlıkla
boğuşan Libby, trajik geçmişinden fayda sağlamak için
akıl almaz bir plan yaptı...
Libby planı dahilinde araştırmalara başladıktan sonra Missouri'nin striptiz kulüplerinden Oklahoma'nın terk edilmiş turistik şehirlerine savrulacaktı. Tahmin edilmesi olanaksız gerçekler adım adım su yüzüne çıkarken, Libby kendini
yine başladığı noktada bulacaktı.
Katilden kaçtığı yerde.
1 Ekim 2014 Çarşamba
John Green - İlk Aşk
John Green'in New York Times Bestseller kitaplarından biri olan "İlk Aşk" okuyucularına farklı bir deneyim yaşatmayı hedefliyor. Eğlenceli ve aşkın geçtiği bu romanı ben geçtiğimiz aylarda okumuşturm.
Daha önce böyle farklı tasarımları biraz çocuksu bulurdum fakat John Green'in kalemi beni bu kitabı almaya mecbur bıraktı diyebilirim. Konusu ise çok garip çıktığı tüm kızların ismi Katherine olan üstün zekalı bir çocuk romanımızın asıl karakteri. Kitap beklendiği üzere aşk, duygusallıktan çok gülmenizi hedefliyor diyebilirim. Güldüğünüz konuların saçmalığından bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
Konu ilişkiler oldu mu, Colin Singleton'ın tipi Katherine isimli kızlar… Ve konu Katherine isimli kızlar oldu mu, Colin her seferinde terk ediliyor. Tam sayı vermek gerekirse, on dokuz kere. Bir yol macerasına atılan, evden kilometrelerce uzaktaki bu anagram âşığı, hali harap, üstün zekâlı gencin cebinde on bin dolar, peşinde kana susamış bir yaban domuzu ve hemen yanında televizyon bağımlısı, şişman dostu vardır… Ama bir tane bile Katherine yoktur. Yarattığı formülle tüm romantik ilişkilerin geleceğini hesaplamayı uman Colin, Katherine Öngörülebilirliği Teoremi'ni ispatlamak için debelenmekte, tüm Terk Edilenler'in öcünü almanın ve sonunda kızı kapmanın peşindedir. Aşk, dostluk ve ölü bir Avusturya-Macaristan arşidükü, insanın kendisini yeniden keşfetmesini konu alan bu çok katmanlı romana şaşırtıcı bir son ve sıcacık bir yön katıyor.
"Green, bıçak gibi keskin ve zekâ dolu bir başka öykü daha kaleme almış. Komik sayfalarda karşımıza kâh müthiş keyif veren toy ve gösterişçi karakterler, kâh entelektüel bir üslup çıkıyor."
-Booklist-
"Kahkaha attıracak kadar komik… Kendisinden önce gelen pek çok Amerikan yapımı yol öyküsüne hem bir övgü hem de bir taşlama."
-The Horn Book-
"Her detay göz önünde bulundurulmuş, hikâye zarafet ve kaçınılmaz bir devinimle akıp gidiyor."
-New York Times Book Review-
"Diyaloglarla birlikte şiir gibi akıp giden konu yabancı diller, denklemler ve detaylı dipnotlarla canlanıyor. Romantizm, matematik ya da basitçe iyi bir hikâye okumak isteyen herkesin ilgisini çekecek."
-VOYA-
"Bu komik roman üslup açısından Alaska'nın Peşinde ve Aynı Yıldızın Altında'dan ayrılsa da zekice kurulmuş diyaloglar ve merak uyandıran karakterleriyle ortak bir paydada buluşuyorlar."
-Kliatt-
"Romantizm dolu, hüzünlü ve dokunaklı sahnelerden ironik ve eğlenceli üsluba, matematikle harmanlanmış, her şey dâhil bir öykü. Keyifli, gerçekten karmaşık ve müthiş eğlenceli."
-Kirkus Reviews-
"Green, bıçak gibi keskin ve zekâ dolu bir başka öykü daha kaleme almış. Komik sayfalarda karşımıza kâh müthiş keyif veren toy ve gösterişçi karakterler, kâh entelektüel bir üslup çıkıyor."
-Booklist-
"Kahkaha attıracak kadar komik… Kendisinden önce gelen pek çok Amerikan yapımı yol öyküsüne hem bir övgü hem de bir taşlama."
-The Horn Book-
"Her detay göz önünde bulundurulmuş, hikâye zarafet ve kaçınılmaz bir devinimle akıp gidiyor."
-New York Times Book Review-
"Diyaloglarla birlikte şiir gibi akıp giden konu yabancı diller, denklemler ve detaylı dipnotlarla canlanıyor. Romantizm, matematik ya da basitçe iyi bir hikâye okumak isteyen herkesin ilgisini çekecek."
-VOYA-
"Bu komik roman üslup açısından Alaska'nın Peşinde ve Aynı Yıldızın Altında'dan ayrılsa da zekice kurulmuş diyaloglar ve merak uyandıran karakterleriyle ortak bir paydada buluşuyorlar."
-Kliatt-
"Romantizm dolu, hüzünlü ve dokunaklı sahnelerden ironik ve eğlenceli üsluba, matematikle harmanlanmış, her şey dâhil bir öykü. Keyifli, gerçekten karmaşık ve müthiş eğlenceli."
-Kirkus Reviews-
17 Eylül 2014 Çarşamba
Sabahattin Ali -Kürk Mantolu Madonna
Merhabalar arkadaşlar,
Sıkıntılı bir Çarşamba gününden merhabalar. Umarım iyisinizdir. Çünkü benim moralimde, günümde kötü geçiyor ne yazık ki :)
Neyse kötü düşüncelerle sizi olumsuza sürüklemeden. Kesinlikle okunması gereken bir kitaptan bahsediyor olacağım.
Kocan Kadar Konuş kitabını okuduktan sonra eğer okumazsam ayıp olur dediğim Sabahattin Ali'nin kitabını hemen gidip aldım. Aslında listemde öncelikli çok kitap vardı ama yazar öve öve bitirememişti bu kitabı almasak olmazdı.
Okudum. 1,5 günümü aldı kitabın bitmesi. Detaylı okudum hissettim. Çok güzeldi. Anlattığı konu insanı kendine çekiyor ve bence rahatlatıyordu. Aşkın, imkansızlığın, hasretin tüm izlerini bulabilirsiniz bu kitapta...
Sıkıntılı bir Çarşamba gününden merhabalar. Umarım iyisinizdir. Çünkü benim moralimde, günümde kötü geçiyor ne yazık ki :)
Neyse kötü düşüncelerle sizi olumsuza sürüklemeden. Kesinlikle okunması gereken bir kitaptan bahsediyor olacağım.
Kocan Kadar Konuş kitabını okuduktan sonra eğer okumazsam ayıp olur dediğim Sabahattin Ali'nin kitabını hemen gidip aldım. Aslında listemde öncelikli çok kitap vardı ama yazar öve öve bitirememişti bu kitabı almasak olmazdı.
Okudum. 1,5 günümü aldı kitabın bitmesi. Detaylı okudum hissettim. Çok güzeldi. Anlattığı konu insanı kendine çekiyor ve bence rahatlatıyordu. Aşkın, imkansızlığın, hasretin tüm izlerini bulabilirsiniz bu kitapta...
Tanıtım Bülteninden
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum."
Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.
Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.
22 Ağustos 2014 Cuma
Delirtici Düşlerin Dexteri - Jeff Lindsay
Selamlaaar :)
Uzun süredir sizlere kitap yorumu yapmadığımı farkettim. Bu durum kitap okumadığım anlamına gelmiyor.
Yaklaşık iki hafta önce bitirdiğim tanımaktan çok memnun olduğum Dexter Morgan ile tanıştınız mı ?
Cinayetlerin efendisi olarak görüyorum artık sevgili Dexter Morgan'ı çünkü kusursuz işlenen ve düşündüren bu kitaba çok bayıldım been :) Okumayan kalmamalı ya da hepiniz okudunuz ben geride kaldım bu bile olabilir yani. :))
Hem vicdanlı, hem cani hem de normal bir insan tüm bunların hepsi olan Dexter siz de merak uyandırmadı mı ?
Tanıtım Bülteninden
O çekici bir canavar... Ölümü hatırlatan bir kahraman... Sadece kötü adamları öldüren bir katil... Dexter Morgan ile tanışın. Müdavimi olacaksınız... Dexter Morgan bir seri katil. Dexter' la empati kurmakta zorlanmayacaksınız çünkü Dex samimiyetle, hiç gocunmadan anlatıyor. İlgilendiği ölümü hak edilir kılarken avlarını öldürmeyi hoş görülebilir bir vazifeye dönüştürüyor. Dexter Morgan, kuzu postuna bürünmüş kibar bir kurt. Kanın sindirdiği bir canavar o.
Vicdan sahibi bir seri katil olan Dexter Morgan hakkında karanlık, derin ve günahkâr bir roman bu. Lindsay'in hikâyesi cüretkâr ve beklenmedik derecede mizahi."
-USA Today
Şeytan bilimiyle uğraşanların artık korkak ve zorba, yeni bir sevgilisi var."
-Janet Maslin, New York Times
Uzun süredir sizlere kitap yorumu yapmadığımı farkettim. Bu durum kitap okumadığım anlamına gelmiyor.
Yaklaşık iki hafta önce bitirdiğim tanımaktan çok memnun olduğum Dexter Morgan ile tanıştınız mı ?
Cinayetlerin efendisi olarak görüyorum artık sevgili Dexter Morgan'ı çünkü kusursuz işlenen ve düşündüren bu kitaba çok bayıldım been :) Okumayan kalmamalı ya da hepiniz okudunuz ben geride kaldım bu bile olabilir yani. :))
Hem vicdanlı, hem cani hem de normal bir insan tüm bunların hepsi olan Dexter siz de merak uyandırmadı mı ?
Tanıtım Bülteninden
O çekici bir canavar... Ölümü hatırlatan bir kahraman... Sadece kötü adamları öldüren bir katil... Dexter Morgan ile tanışın. Müdavimi olacaksınız... Dexter Morgan bir seri katil. Dexter' la empati kurmakta zorlanmayacaksınız çünkü Dex samimiyetle, hiç gocunmadan anlatıyor. İlgilendiği ölümü hak edilir kılarken avlarını öldürmeyi hoş görülebilir bir vazifeye dönüştürüyor. Dexter Morgan, kuzu postuna bürünmüş kibar bir kurt. Kanın sindirdiği bir canavar o.
Vicdan sahibi bir seri katil olan Dexter Morgan hakkında karanlık, derin ve günahkâr bir roman bu. Lindsay'in hikâyesi cüretkâr ve beklenmedik derecede mizahi."
-USA Today
Şeytan bilimiyle uğraşanların artık korkak ve zorba, yeni bir sevgilisi var."
-Janet Maslin, New York Times
6 Ağustos 2014 Çarşamba
Kinyas Kartal - aşk büyük harfle biteR
Merhabalar arkadaşlar,
Bir kaç ay önce bumerang tarafından gönderilen bu kitabı sizlere tanıtmak istiyorum. Senin için nasıl ilerledi derseniz, bitirdim fakat diğer kitaplara göre biraz yavaş oldu diyebilirim. Ama bu kesinlikle kötü anlamına gelmiyor. Yazar'ın ellerine sağlık :)
Aşkın imlası farklıdıR
Ben kendimi sende sevdim..
sende alıştım keskinliklerime..
sende sadeleştim.. sende devindim..
sende duruldum..
sende büyüdüm.. sende sevdim gece geç
uyuyup, sabah erken uyanmayı..
yeşili mesela.. bir sokak köpeğini..
kar kenarında bir bank mevsiminde oturmayı..
ben kendimi sende sevdim..
kaybetmiştim aslında..
sende öğrendim, dünyanın sevilebilir
yanları olduğunu..
kelimelerin harflerden değil, yüzlerden
oluştuğunu..
ve şimdi gidiyorsun..
bana kalan sen kokan cümleler..
teselli etmeye çalışırken kelimeleri..
anladım sevgili..
aşk büyük harfle biteR
Ben kendimi sende sevdim..
sende alıştım keskinliklerime..
sende sadeleştim.. sende devindim..
sende duruldum..
sende büyüdüm.. sende sevdim gece geç
uyuyup, sabah erken uyanmayı..
yeşili mesela.. bir sokak köpeğini..
kar kenarında bir bank mevsiminde oturmayı..
ben kendimi sende sevdim..
kaybetmiştim aslında..
sende öğrendim, dünyanın sevilebilir
yanları olduğunu..
kelimelerin harflerden değil, yüzlerden
oluştuğunu..
ve şimdi gidiyorsun..
bana kalan sen kokan cümleler..
teselli etmeye çalışırken kelimeleri..
anladım sevgili..
aşk büyük harfle biteR
Yazar Hakkında
Kinyas Kartal 15 Şubat 1982’de Van’da doğdu. Van’da başladığı ilköğrenimini Ankara’da tamamladı. Ortaokul ve liseyi Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nde bitirdikten sonra 2000 yılında Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde üniversite eğitimine başladı. 2007’de Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda Hacettepe Üniversitesi Genel Cerrahi Bölümü’ne girmeye hak kazandı. 2013’te genel cerrahi ihtisasını tamamladı. Halen İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi uzmanı olarak görev yapmaktadır.İlk yazılarını lise yıllarında arkadaşlarıyla çıkardıkları ve bir öğrenci dergisi olan ADA’da yayımladı. 2006 yılından günümüze kadar www.knys.org adresindeki blogunda yazmaya devam etmektedir. Aşk Büyük Harfle Biter yazarın ilk kitabıdır.Kinyas Kartal, eski Van milletvekili Nadir Kartal’ın oğlu ve ismini aldığı, en yaşlı üye sıfatıyla Meclis Başkanlığı yapmış olan Kinyas Kartal’ın torunudur.
10 Temmuz 2014 Perşembe
Kocan Kadar Konuş !
Selamlaaar
Bitirdiğim kitaplar arasından ilk yazmak istediğim kitap olan Kocan Kadar Konuş ile sizlere merhaba demek istiyorum. Aslında şu sıralar okuduğum tüm kitaplar istisnasız çok mükemmel. ! Diğer kitapları ve o kitapları benimle buluşturan arkadaşımı da unutmadım tabii ki daha sonraki bir yazımda detaylı olarak bahsedecegim ama buradan kendisine çok teşekkür ediyorum.
Sevgili Mehtap geçen buluşmamızda bana çok merak ettiğim ve onun okuyup çok beğendiği bu kitabı bana getirdi. Getirmesi ve bitmesi çok kısa süre aldı. Çok sürükleyici olan bu kitabı herkese tavsiye ediyorum.
İlk okuduğumda olayların hiç böyle olacağını tahmin etmemiştim. İlk defa okuduğum bir kitapta merak duygum yok aksine gülme duygusu oluşmuştu. Evet bayağı okuduğum her sayfada yok artık deyip bir kahkaha patlatıyordum. Hatta bir kaç sayfada gerçekten aşırı güldüm. Buradan kitabın yazarına sesleniyorum. Ne güzel kafadaymışsın sen ! Ne güzel yazmışsın öyle. Ben bu kitabı gerçekten herkese tavsiye ediyorum. Okuyun zaten kısa sürecektir.
Tanıtım Bülteni
"Türkiye'de kadınların DNA'larına kodlanmış olan evlenme saplantısı, ne yazık ki bizim ailede daha yoğun. Millete ailesinden genetik miras olarak mavi göz kalır, bize bu evlenme saplantısı kalmış. 'Sinek kadar eri olanın dağ kadar feri olurmuş' atasözü, anneannem Peyker'in lafıdır. Yani o sözü söyleyen ata, bizzat benim anneannem.
Sözün özü, kocan varsa varsın, yoksa da geçmiş olsun. Hele ki bir de 30'una gelip de bekâr kaldıysan bu dünyada yatacak yerin yok!"
Evli misin?
Ya nişanlı?
Sevgilin var mı?
O da mı yok!
Yaş kaç?
Hmm. Anlaşıldı.
Sen en iyisi bu kitabı bir oku. Yalnız değilsin Türk kızı! Senden çok var -ay bunu da yanlış anlayıp trip atarsın sen şimdi. Yok, öyle demek istemedik. Ailen, çevren, eşin-dostun-arkadaşınkankan, hepsi evlilik lafı ediyor değil mi? Ama zor iş.
Koca bulmak ÇOK zor iş arkadaş…
Bitirdiğim kitaplar arasından ilk yazmak istediğim kitap olan Kocan Kadar Konuş ile sizlere merhaba demek istiyorum. Aslında şu sıralar okuduğum tüm kitaplar istisnasız çok mükemmel. ! Diğer kitapları ve o kitapları benimle buluşturan arkadaşımı da unutmadım tabii ki daha sonraki bir yazımda detaylı olarak bahsedecegim ama buradan kendisine çok teşekkür ediyorum.
Sevgili Mehtap geçen buluşmamızda bana çok merak ettiğim ve onun okuyup çok beğendiği bu kitabı bana getirdi. Getirmesi ve bitmesi çok kısa süre aldı. Çok sürükleyici olan bu kitabı herkese tavsiye ediyorum.
Tanıtım Bülteni
"Türkiye'de kadınların DNA'larına kodlanmış olan evlenme saplantısı, ne yazık ki bizim ailede daha yoğun. Millete ailesinden genetik miras olarak mavi göz kalır, bize bu evlenme saplantısı kalmış. 'Sinek kadar eri olanın dağ kadar feri olurmuş' atasözü, anneannem Peyker'in lafıdır. Yani o sözü söyleyen ata, bizzat benim anneannem.
Sözün özü, kocan varsa varsın, yoksa da geçmiş olsun. Hele ki bir de 30'una gelip de bekâr kaldıysan bu dünyada yatacak yerin yok!"
Evli misin?
Ya nişanlı?
Sevgilin var mı?
O da mı yok!
Yaş kaç?
Hmm. Anlaşıldı.
Sen en iyisi bu kitabı bir oku. Yalnız değilsin Türk kızı! Senden çok var -ay bunu da yanlış anlayıp trip atarsın sen şimdi. Yok, öyle demek istemedik. Ailen, çevren, eşin-dostun-arkadaşınkankan, hepsi evlilik lafı ediyor değil mi? Ama zor iş.
Koca bulmak ÇOK zor iş arkadaş…
18 Haziran 2014 Çarşamba
Tess Gerritsen - Gece Nöbeti
Merhabalaaar,
Uzun süredir size okuduğum kitapları yazmıyor ve önerilerde bulunmuyordum. Vakti zamanı gelmiştir. Her akşam güzel güzel yazılar yazacağım. Artık benim zamanım geldi :)
Tanıtım Bilgisi
Bir yanda büyük şehir hastanelerinin baş döndürücü kalabalığında kazanılan deneyim ve başarılar; diğer yanda küçük bir kasabanın acil servisinde, mezarlık vardiyası da denen sakin gece nöbetleri.
Bir yanda gece yarısı anlaşılamayan bir nedenle hastaneye bırakıldıktan sonra kaybolan yaşlı bir adam; diğer yanda her şeyden habersiz, patlamaya hazır birer saatli bomba gibi sokaklarda dolaşan kadınlar.
Bir yanda bakıma muhtaç yaşlı bir anne, mutsuz bir kızkardeş ve parçalanmak üzere olan bir aile;diğer yanda kuşkular üzerine kurulu, kaçamak bir aşk.
Ve hepsinin ortasında tek başına bir kadın doktor: Toby Harper. Başta mesleki itibarını kurtarmak için giriştiği onur mücadelesi, bir süre sonra karanlık güçlerin de dahil olmasıyla, ölümcül bir kedi fare oyununa dönüşüyor. Kayıp bir hastanın peşinde, kendisini tehlikenin tam ortasında bulan Toby Harper'ın heyecan dolu hikâyesi beklenmedik sonuyla kanınızı donduracak.
"Yılın en heyecan verici romanlarından biri. Son derece inandırıcı ve canlı, aklınızdan çıkaramayacağınız bir kitap." Publishers Weekly
Kitapları 37 dile çevrilen ve bütün dünyada 20 milyondan fazla okura ulaşan, çok satanlar listelerinin üst sıralarından hiç inmeyen, tıbbi gerilim edebiyatının kraliçesi Tess Gerritsen'den en derinlerdeki arzularımıza ve korkularımıza ustalıkla dokunan sürükleyici bir hikâye. Sonsuza kadar genç kalmak uğruna insanlığımızın ne kadarını feda edebiliriz? Uzun bir ömürle yetinmeyip ölümsüzlüğü arzulayan insanoğlu bunun bedelini ödemeye ve ödetmeye hazır mı?
"İnsanı daha ilk sayfadan yakalıyor ve sonuna kadar da bırakmıyor." John Saul
"Okurken kendinizi içinde hissedeceğiniz hastane sahneleri, bilimin tüyler ürpertici yüzü, bir acil servisin gerektirdiği akıl almaz bir tempo ve bir nefeste okunacak müthiş bir gerilim." People
"Tüyler ürpertici bir tıbbi gerilim… Son sayfaya kadar gizemini koruyor." Maine Telegram
"İlginin kulaktan kulağa yayılarak gittikçe büyüyeceği heyecan dolu bir hikâye." Booklist
"Şok edici… Tess Gerritsen mesleki bilgisini, sıra dışı karakterler ve çarpıcı bir tarzla birleştirip soluk soluğa okunacak, keyifli bir gerilim hikâyesi yaratmış." San Jose Mercury News
"Kesinlikle ürkütücü… Daha ilk satırlardan itibaren içinizdeki korkularla yüzleşmeye hazır olun." Rapport
"İnanılmaz canlı ve gerçekçi… gerilim ve merak hiç dinmiyor…" The News Journal
Uzun süredir size okuduğum kitapları yazmıyor ve önerilerde bulunmuyordum. Vakti zamanı gelmiştir. Her akşam güzel güzel yazılar yazacağım. Artık benim zamanım geldi :)
Uzun lafın kısasına gelecek olursak. Benim macera, gerilim romanları okuduğumu az çok takip ediyorsanız biliyorsunuzdur. Tess Gerritsen işte bu anlamda okunması gereken yazarlardan sadece biri. Okuduğum bilmem kaçıncı romanından biri olan Gece Nöbeti vay be kadın yazıyor dedirtecek tipte. İlk başlarda biraz yavaş giden hikaye ortalarına yaklaşmadan hızlanmaya ve bağlanmaya başlıyor. Düşündürüyor, merak ettiriyor. Bu yüzden kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Tavsiye ediyor muyum ? Evet. Bence okunması gereken kitaplardan biri.
Tanıtım Bilgisi
Bir yanda büyük şehir hastanelerinin baş döndürücü kalabalığında kazanılan deneyim ve başarılar; diğer yanda küçük bir kasabanın acil servisinde, mezarlık vardiyası da denen sakin gece nöbetleri.
Bir yanda gece yarısı anlaşılamayan bir nedenle hastaneye bırakıldıktan sonra kaybolan yaşlı bir adam; diğer yanda her şeyden habersiz, patlamaya hazır birer saatli bomba gibi sokaklarda dolaşan kadınlar.
Bir yanda bakıma muhtaç yaşlı bir anne, mutsuz bir kızkardeş ve parçalanmak üzere olan bir aile;diğer yanda kuşkular üzerine kurulu, kaçamak bir aşk.
Ve hepsinin ortasında tek başına bir kadın doktor: Toby Harper. Başta mesleki itibarını kurtarmak için giriştiği onur mücadelesi, bir süre sonra karanlık güçlerin de dahil olmasıyla, ölümcül bir kedi fare oyununa dönüşüyor. Kayıp bir hastanın peşinde, kendisini tehlikenin tam ortasında bulan Toby Harper'ın heyecan dolu hikâyesi beklenmedik sonuyla kanınızı donduracak.
"Yılın en heyecan verici romanlarından biri. Son derece inandırıcı ve canlı, aklınızdan çıkaramayacağınız bir kitap." Publishers Weekly
Kitapları 37 dile çevrilen ve bütün dünyada 20 milyondan fazla okura ulaşan, çok satanlar listelerinin üst sıralarından hiç inmeyen, tıbbi gerilim edebiyatının kraliçesi Tess Gerritsen'den en derinlerdeki arzularımıza ve korkularımıza ustalıkla dokunan sürükleyici bir hikâye. Sonsuza kadar genç kalmak uğruna insanlığımızın ne kadarını feda edebiliriz? Uzun bir ömürle yetinmeyip ölümsüzlüğü arzulayan insanoğlu bunun bedelini ödemeye ve ödetmeye hazır mı?
"İnsanı daha ilk sayfadan yakalıyor ve sonuna kadar da bırakmıyor." John Saul
"Okurken kendinizi içinde hissedeceğiniz hastane sahneleri, bilimin tüyler ürpertici yüzü, bir acil servisin gerektirdiği akıl almaz bir tempo ve bir nefeste okunacak müthiş bir gerilim." People
"Tüyler ürpertici bir tıbbi gerilim… Son sayfaya kadar gizemini koruyor." Maine Telegram
"İlginin kulaktan kulağa yayılarak gittikçe büyüyeceği heyecan dolu bir hikâye." Booklist
"Şok edici… Tess Gerritsen mesleki bilgisini, sıra dışı karakterler ve çarpıcı bir tarzla birleştirip soluk soluğa okunacak, keyifli bir gerilim hikâyesi yaratmış." San Jose Mercury News
"Kesinlikle ürkütücü… Daha ilk satırlardan itibaren içinizdeki korkularla yüzleşmeye hazır olun." Rapport
"İnanılmaz canlı ve gerçekçi… gerilim ve merak hiç dinmiyor…" The News Journal
29 Nisan 2014 Salı
Gölge ve Kemik - Leigh Bardugo
Merhabalar arkadaşlar,
Güzel bir Salı gününden herkese selamlaar. Uzun süredir kitap yorumu yazmadığımı gördüm. Bu kitap okumayı azalttığım anlamına gelmez tabi ki. Evet biraz evde aksatıyor olabilirim. Fakat serviste, ofiste vakit buldukça bakıyorum kitaplarıma. Olmazsa olmazlarım olduğunu düşünüyorum. Ve kitap okumayanları gerçekten anlayamıyorum.
Kitap hakkında yazılarıma başlamadan önce bir konuyu dile getireceğim. Aslında bu bir kamu spotu gibi olacak ama lütfen kitap okuyanlara saygı gösterelim. Siz okumuyor olabilirsiniz. Bu başkalarını engellemenizi gerektirmez. Biraz sessiz olabilir, sesinizi alçaltabilirseniz bence sorun olmayacaktır.
Şimdi gelelim asıl konumuza...
Leigh Bardugo kaleminden sizlere Gölge ve Kemik 1'i sunuyorum. Fantastik kitap okumak isteyenlere ve sevenlere şiddetle tavsiye edebilirim bu kitabı. Biz D&R indiriminden bu kitabı son anda almıştık. İyi ki almışız ben çok beğendim. Bölümler arasında kopukluk yok hızlıca ilerleyen bir kitap.
Eğer fantastik okumayı sevmiyorsanız size bu kitap sıkıcı gelebilir. Henüz Türkiye'ye gelmeyen 2 kitap bulunuyor. Bitirdikten sonra internette araştırdım. Umarım erken bir zamanda ülkemize gelirler.
Karanlıklar Efendisi, Alina ve Grishalarla bir serüvene çıkmak istemez misin ??
Güzel bir Salı gününden herkese selamlaar. Uzun süredir kitap yorumu yazmadığımı gördüm. Bu kitap okumayı azalttığım anlamına gelmez tabi ki. Evet biraz evde aksatıyor olabilirim. Fakat serviste, ofiste vakit buldukça bakıyorum kitaplarıma. Olmazsa olmazlarım olduğunu düşünüyorum. Ve kitap okumayanları gerçekten anlayamıyorum.
Kitap hakkında yazılarıma başlamadan önce bir konuyu dile getireceğim. Aslında bu bir kamu spotu gibi olacak ama lütfen kitap okuyanlara saygı gösterelim. Siz okumuyor olabilirsiniz. Bu başkalarını engellemenizi gerektirmez. Biraz sessiz olabilir, sesinizi alçaltabilirseniz bence sorun olmayacaktır.
Şimdi gelelim asıl konumuza...
Leigh Bardugo kaleminden sizlere Gölge ve Kemik 1'i sunuyorum. Fantastik kitap okumak isteyenlere ve sevenlere şiddetle tavsiye edebilirim bu kitabı. Biz D&R indiriminden bu kitabı son anda almıştık. İyi ki almışız ben çok beğendim. Bölümler arasında kopukluk yok hızlıca ilerleyen bir kitap.
Eğer fantastik okumayı sevmiyorsanız size bu kitap sıkıcı gelebilir. Henüz Türkiye'ye gelmeyen 2 kitap bulunuyor. Bitirdikten sonra internette araştırdım. Umarım erken bir zamanda ülkemize gelirler.
Karanlıklar Efendisi, Alina ve Grishalarla bir serüvene çıkmak istemez misin ??
Onu yalnızca geçmişi... geleceği ise bir tek o kurtarabilir...
"Bekle!" diye sesimi yükselttim ama o çoktan arkasını dönmüştü. Kolunu tuttum, bizi izleyenlerden gelen şaşkınlık dolu seslere aldırış etmedim. "Bir yanlışlık olmalı. Ben... düşündüğünüz gibi..." Yavaşça bana dönüp kolunu tutan elime ters ters bakınca sustum. Elimi çektim ama öyle hemen geri adım atmayacaktım. "Ben düşündüğünüz kişi değilim," diye fısıldadım çaresizce.
Karanlıklar Efendisi biraz daha yakınıma geldi, sadece benim duyabileceğim bir sesle, "Kim olduğunu bildiğini hiç sanmıyorum!" dedi.
"Zengin fantastik öğelerle oluşturulmuş bir dünya, büyüleyici kurgu ve sizi kendine bağlayan duygusal bir kanca gibi... Sayfaları çevirirken kendinizden geçecek, final sahnesinde tüm tahminleriniz yanlış çıkacak ve doruk noktasında alnınızdan vurulmuşa döneceksiniz!"
Horn Book Magazine
"Bu büyüleyici dünya, içinde birçok tuzak barındırıyor. Mitolojiyle süslenmiş ve inandırıcı karakterlerle güçlendirilmiş roman sarsıcı sürprizlerle heyecanı ve adrenalini zirveye ulaştırıyor. George R. R. Martin ve J. R. R Tolkien hayranlarına özellikle tavsiye edilir."
RT Book Reviews
"Baş döndüren, eşsiz bir dünyada beklenmedik sürprizleri olan muhteşem bir kitap. Fantastik roman severlerin gözdesi olacak."
Library Journal
"Etkileyici betimlemelerle dolu, entrika ve akıl almaz büyülerle süslenmiş, içinde pek çok sürpriz barındıran bu macera aynı zamanda romantizm ile tehlikeli bir tutkuyu da bir arada sunuyor."
Publishers Weekly
"Leigh Bardugo sihirli parmaklarıyla harika bir roman yaratmış. Karakterler oldukça gerçekçi, kurduğu dünya ise bir o kadar egzotik ve hareketli. Fantastik tür okuyucuları bu seriye bayılacaklar."
Booklist
"Bekle!" diye sesimi yükselttim ama o çoktan arkasını dönmüştü. Kolunu tuttum, bizi izleyenlerden gelen şaşkınlık dolu seslere aldırış etmedim. "Bir yanlışlık olmalı. Ben... düşündüğünüz gibi..." Yavaşça bana dönüp kolunu tutan elime ters ters bakınca sustum. Elimi çektim ama öyle hemen geri adım atmayacaktım. "Ben düşündüğünüz kişi değilim," diye fısıldadım çaresizce.
Karanlıklar Efendisi biraz daha yakınıma geldi, sadece benim duyabileceğim bir sesle, "Kim olduğunu bildiğini hiç sanmıyorum!" dedi.
"Zengin fantastik öğelerle oluşturulmuş bir dünya, büyüleyici kurgu ve sizi kendine bağlayan duygusal bir kanca gibi... Sayfaları çevirirken kendinizden geçecek, final sahnesinde tüm tahminleriniz yanlış çıkacak ve doruk noktasında alnınızdan vurulmuşa döneceksiniz!"
Horn Book Magazine
"Bu büyüleyici dünya, içinde birçok tuzak barındırıyor. Mitolojiyle süslenmiş ve inandırıcı karakterlerle güçlendirilmiş roman sarsıcı sürprizlerle heyecanı ve adrenalini zirveye ulaştırıyor. George R. R. Martin ve J. R. R Tolkien hayranlarına özellikle tavsiye edilir."
RT Book Reviews
"Baş döndüren, eşsiz bir dünyada beklenmedik sürprizleri olan muhteşem bir kitap. Fantastik roman severlerin gözdesi olacak."
Library Journal
"Etkileyici betimlemelerle dolu, entrika ve akıl almaz büyülerle süslenmiş, içinde pek çok sürpriz barındıran bu macera aynı zamanda romantizm ile tehlikeli bir tutkuyu da bir arada sunuyor."
Publishers Weekly
"Leigh Bardugo sihirli parmaklarıyla harika bir roman yaratmış. Karakterler oldukça gerçekçi, kurduğu dünya ise bir o kadar egzotik ve hareketli. Fantastik tür okuyucuları bu seriye bayılacaklar."
Booklist
(Tanıtım Bülteninden)
22 Mart 2014 Cumartesi
Sarah Jio - Böğürtlen Kışı
Merhabalar arkadaşlar,
Kitaplarımı bitirmeye başladığımı söylemiştim. Ama yine dayanamayıp Perşembe günü D&R 'dan online alışveriş yaparak 3 güzel kitapla tanışmak istedim. Sanırım Pazartesi en geç Salı günü kitaplar elimde olacaktır.
Bitirdiğim bir diğer kitaptan bahsetmek ve tavsiye etmeye gelirsek. Ben kitapların hikayalerine, sürükleyiciliğine falan bayağı dikkat ederim. Ama aynı zamanda kapakları daha çok dikkatimi çekiyor.
Sarah Jio eseri olan Böğürtlen Kışı kitabının kapağını çok beğendim. Yapanın ellerine sağlık :))
Sözü fazla dolandırmadan kitaptan biraz bahsedelim,
Arkadya yayınlarından çıkmış bu güzel kitap, Sarah Jio tarafından yazılmıştır. Yazarın Böğürtlen Kışı, Mart Menekşeleri ve Yağmur Sonrası olmak üzere 3 kitabı bulunmaktadır. Olay bir çocuğun kaybolmasıyla başlar. Kaçırılma olayı uzun süre sonuçlanamaz. Bu olayı haber yapmak isteyen Claire kaçırılma olayının çözüme kavuşmamasından dolayı bu olayı çözmeye çalışır. Tüm düğümleri çözerek sona geldiğinde onu farklı bir hikaye beklemektedir. Bu kitap içerisinde, aşk, hüzün, umut gibi kavramları bulabilirsiniz.
**Tanıtım Bülteninden**
"Canım Danielım,
Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum."
Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Danielı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Danielın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı.
Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir. Ancak çözdüğü her düğümün, onu Verayla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…
Böğürtlen Kışı aşkı, umudu ve umutsuzluğu derinden anlatan muhteşem bir kitap. Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum."
Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Danielı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Danielın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı.
Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir. Ancak çözdüğü her düğümün, onu Verayla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…
Böğürtlen Kışı aşkı, umudu ve umutsuzluğu derinden anlatan muhteşem bir kitap. Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
16 Mart 2014 Pazar
Ayşe Kulin - Hayal
Bu hafta olaylardan dolayı bloga çok yazı girmek içimden gelmedi. Aslında bir çok konuyu yazdım sildim. Sinirlendiklerim, içimi dökmek istediklerim falan oldu sonra silmek istedim nedensiz bazılarında pişman olsam da sorun yok doğrusu,
Şu sıralar işlerin yoğunluğuyla kitap okumak değil ama yeni kitaplar almak güç olabiliyor. Bende makyaj malzemeleri gibi elimdeki kitapları okuyup bitirmek ve kitaplığımın en güzel yerine yerleştirmek istiyorum. Siz yapar mısınız bilmiyorum ama ben çok sevdiğim kitapları farklı bir kitap okuyor olsam bile tekrar alıp mutlulukla okuyabiliyorum.
Ayşe Kulin benim uzun yıllardır severek okuduğum türk yazarlardan biri çocukluğumun yazarı diyelim Ayşe Kulin için çünkü o benim ilk keşfettiğim yazarlardandır. Diğer kitapları gibi Hayal kitabını da severek okudum. Elinden güzel işler geliyor doğrusu :)
Bu kitapta Ayşe Kulin hayatını anlatıyor, anılarını tüm yaşanmışlıklarını. Yazım şeklinin akıcı olduğunu düşünüyorum. Belki bazılarının elinden düşürmeyeceği bir kitap bile olabilir. Ben bu kitabı yazı yazmaktan hoşlananlara, yazar olmayı bir yazarın hayatını merak edenlere şiddetle tavsiye ediyorum.
Tanıtım Bölümünden**
Ayşe Kulin kuşkusuz Türk yazarlar arasında en fazla sevilen yazarlardan bir tanesi. Bir çok genç yazar onu örnek alarak yazarlık hayalleri kuruyor. Kitapları sürekli en fazla okunanlar listesinde yer buluyor. Tabi bu kadar mükemmel bir yazarında kendine ait bir hikayesi var.
Ayşe Kulin’in son kitabı olan Hayal, Ayşe Kulin’in hayatını anlatan bir anı kitabı. 1983 yılından günümüze kadar gelen süreçte Ayşe Kulin’in hayatında yer olan olayları anlatıyor. Yazarlık hayali ile başlayan ve Türkiye’nin en mükemmel yazarlarından biri olma yolunda ilerleyen birinin hikayesini okumak gerçekten yazar olmak isteyenler ve dahası hayallerinin peşinden gitmek isteyenler için mükemmel bir eser.
Ayşe Kulin’in Hayal kitabı için bu yüzden bir anlamda kişisel gelişim kitabı da diyebiliriz. Motive edici özelliği ile Türk edebiyat dünyasına çok fazla yeni yazar kazandıracağı kesin. Okumayı ve yazmayı seven herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap.
Ayşe Kulin’in son kitabı olan Hayal, Ayşe Kulin’in hayatını anlatan bir anı kitabı. 1983 yılından günümüze kadar gelen süreçte Ayşe Kulin’in hayatında yer olan olayları anlatıyor. Yazarlık hayali ile başlayan ve Türkiye’nin en mükemmel yazarlarından biri olma yolunda ilerleyen birinin hikayesini okumak gerçekten yazar olmak isteyenler ve dahası hayallerinin peşinden gitmek isteyenler için mükemmel bir eser.
Ayşe Kulin’in Hayal kitabı için bu yüzden bir anlamda kişisel gelişim kitabı da diyebiliriz. Motive edici özelliği ile Türk edebiyat dünyasına çok fazla yeni yazar kazandıracağı kesin. Okumayı ve yazmayı seven herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap.
Arka Kapak Yazısı**
Ayşe Kulin, Dönüşün ardından yeni kitabı Hayalde 1983ten bu yana yaşamında yer alan renkli olaylara ve ilginç anekdotlara yer veriyor. Bu kitapta yazarlık hayaliyle başlayan bir yaşamın günümüze uzanan renkli görüntüleri yer alıyor. Özgün çizimlerle desteklenmiş olan Hayal aynı zamanda Kulinin günümüze uzanan yazarlık serüveninin de bir öyküsü…
Ünlü işadamı Asil Nadirden reklamcı Tunca Yöndere; halkla ilişkiler alanının duayeni Betûl Mardinden Rahmi Koça kadar iş, yayın, siyaset dünyasından pek çok tanınmış ismin yer aldığı kitap Yahya Kemal Beyatlının "İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar" sözleriyle başlıyor.
Hayal, Kulinin bir umuduyla son buluyor: "Bu dünyada var olduğum sürece hayal kurmaktan vazgeçmeyeceğim. Okurlarımla daha nice hayalde buluşmak üzere!"
Ünlü işadamı Asil Nadirden reklamcı Tunca Yöndere; halkla ilişkiler alanının duayeni Betûl Mardinden Rahmi Koça kadar iş, yayın, siyaset dünyasından pek çok tanınmış ismin yer aldığı kitap Yahya Kemal Beyatlının "İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar" sözleriyle başlıyor.
Hayal, Kulinin bir umuduyla son buluyor: "Bu dünyada var olduğum sürece hayal kurmaktan vazgeçmeyeceğim. Okurlarımla daha nice hayalde buluşmak üzere!"
3 Mart 2014 Pazartesi
Keşke Ben Uyurken Gitseydin - French Oje
Merhabalar,
Umarım iyisinizdir ve keyifli bir haftaya başlamışsınızdır. Bitirdiğim bir kitabın daha postunu sizinle paylaştığım için çok mutluyum. Okudukça okuyası geliyor insanın. Bazen karakterlerle adeta arkadaşmışım gibi olduğum kitaplar "dadından yenmiyor". Ama bazılarını ise sevmeyince sevemiyor insan.
Bildiğiniz gibi ben pek Dizüstü Edebiyat serilerini okumazdım. Öyle bir taneyle başladık ikinciyle devam ettirdik. Yazarıda French Ojeymiş hem Frenchlendim hem okudum. Kitabı çok kolay bir şekilde neredeyse tüm kitapçılarda bulabilirsiniz. Fiyatı 18-20 TL civarında.
Ben orta derece buldum bu kitabı. Daha öncede söylediğim gibi macera, polisiye, gizem konularını biraz fazla okuduğumdan diğer türler sürükleyici gelmiyor. Ama bu durum asla okumam dedirtmez tabi ki. Eminim içinizden bu kitabı okumuş ve hatta çok sevmiş kişilerde vardır. Sanırım puanlayacak olsam 10 üzerinden 5 puan verirdim.
-Ne beğendim ne beğenmedim-
Keşke Ben Uyurken Gitseydin
Renda, kimine göre saf, kimine göre kurnaz, kimine göre şirin, kimine göre şanslı, kimine göre umutsuz âşık, kimine göreyse vazgeçilmez bir kadın, aynı senin gibi...
Bazen ulaşılmaz, bazen yapışkan; bazen tatlı, bazen yaka silktiren. Bazen çok genç, bazen çok olgun. Kime sorsan farklı anlatıyor. Aynı seni anlattıkları gibi...
Rendanın anlattıklarının tamamına inanmamak gerekiyor sanki. Bazen abartıyor, bazen çok pembe görüyor, bazense hiç "anlamıyor". Aynı sen gibi...
Onu okurken, ona bazen kızıyorsun, bazen acıyorsun, onu bazen seviyorsun, bazen ondan nefret ediyorsun. Bazen tanımak istiyorsun, bazen "aman benden uzak olsun" diyorsun. Aynı senin için de düşündükleri gibi...
Tatlı hayalleri, ulaşılmaz hedefleri, aniden dönen şansı ve kararsız kaldığı anlar var, aynı hepimiz gibi...
Renda, belki de partide sırt sırta olduğun, sinemada arka sıranda oturan, kasa kuyruğunda arkanda bekleyen, mağazada elini aynı elbiseye attığın, aynı spor salonuna kayıtlı olduğun, restoranda yemek yediğin masada senden önce yemek yiyen biri.
Onun dünyasına girmeye hazır mısın?
Renda, kimine göre saf, kimine göre kurnaz, kimine göre şirin, kimine göre şanslı, kimine göre umutsuz âşık, kimine göreyse vazgeçilmez bir kadın, aynı senin gibi...
Bazen ulaşılmaz, bazen yapışkan; bazen tatlı, bazen yaka silktiren. Bazen çok genç, bazen çok olgun. Kime sorsan farklı anlatıyor. Aynı seni anlattıkları gibi...
Rendanın anlattıklarının tamamına inanmamak gerekiyor sanki. Bazen abartıyor, bazen çok pembe görüyor, bazense hiç "anlamıyor". Aynı sen gibi...
Onu okurken, ona bazen kızıyorsun, bazen acıyorsun, onu bazen seviyorsun, bazen ondan nefret ediyorsun. Bazen tanımak istiyorsun, bazen "aman benden uzak olsun" diyorsun. Aynı senin için de düşündükleri gibi...
Tatlı hayalleri, ulaşılmaz hedefleri, aniden dönen şansı ve kararsız kaldığı anlar var, aynı hepimiz gibi...
Renda, belki de partide sırt sırta olduğun, sinemada arka sıranda oturan, kasa kuyruğunda arkanda bekleyen, mağazada elini aynı elbiseye attığın, aynı spor salonuna kayıtlı olduğun, restoranda yemek yediğin masada senden önce yemek yiyen biri.
Onun dünyasına girmeye hazır mısın?
**Tanıtım Bülteninden**
30 Ocak 2014 Perşembe
Sophie Kinsella - Pasaklı Tanrıça
Merhabalarr,
Okuduğum kitaplara bir yenisi eklendi. Aslında daha çok macera, polisiye, gizem içeren kitaplar okusam bile arada değişiklik yapmak gerektiği düşüncesindeyim. Sanırım böyle bir kaç kitap daha kendime alacağım. Bu kitabı yılbaşı çekilişini kazandığım birkadinyaziyor.com blogunun sahibi göndermişti. Fotoğrafta bu kadar büyük göründüğüne bakmayın aslında tam çantaya atmalık cep boy bir kitap, eğlenceli olduğunu düşünüyorum. Eğer sizlerde farklı bir türde kitap arıyorsanız Pasaklı Tanrıçayı okuyabilirsiniz.
#Özet#
Tahmin edilemez, unutulmaz ve son derece sevimli bir roman kahramanı olarak Samantha Sweeting, Pasaklı Tanrıça kodlu ilk macerasında tüm romantizmi ve komedisiyle sizlerle buluşmaya hazır.
Samantha, Londra'da çalışan bir üst düzey avukat. Günün her saati iş başında, ev hayatı yok, tek düşündüğü şirkete ortak olabilmek. Üzerindeki baskı ve adrenalin onu fena halde coşturuyor. Ta ki bir gün, ...bir hata yapana kadar. Öyle büyük bir hata ki bu, kariyeri mahvolabilir.
Tamamen aklını kaçırıp Londra'daki ofisinden çıkıyor, bir trene binip hiç bilmediği bir yere gidiyor. Yol sormak için büyük, güzel bir evin kapısını çalınca iş görüşmesine geldiği zannediliyor ve o evde hizmetli olarak çalışması teklif ediliyor. Tabii ki bu evli çift ev işlerini halletmesi için bir avukatı işe aldığından habersiz. Fakat düşünün ki Samantha fırının nasıl çalıştırılacağını bile bilmiyor. Felaketler birbirini kovalıyor. Samantha çamaşır makinesiyle, ütü masasıyla , deterjanlarla müthiş bir savaş verirken; büyük şeflere özel yemekler pişirmeye kalkışırken tam bir kaos yaşanıyor.
İyi de acaba işverenleri evdeki hizmetlinin başarılı bir avukat olduğunu öğrenebilecek mi? Eski hayatı Samantha'nın yakasını bırakacak mı? Bırakmasa bile, Samantha geri dönmek isteyecek mi?
Göreceğiz!
"Adım Samantha. Yirmi dokuz yaşındayım. Hayatımda hiç yemek pişirmedim. Yer silmedim. Toz almadım. Düğme falan da dikemem. Yapmayı bildiğim tek şey kontratları yeniden düzenlemek ve müvekkilimi milyonlarca pound kâr ettirmek."
PASAKLI TANRIÇA, hayatı biraz daha ağırdan alması gereken genç bir kızın hikâyesi. Ki bu kızın artık kendini bulması, en önemlisi aşkı bulması gerekiyor. Ve elbette ki sözü edilen bu kızın, bir kenarda öylece durmasına alışkın olduğu ütü masasının ne işe yaradığını da artık uygulamalı olarak öğrenmesi gerekiyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Samantha, Londra'da çalışan bir üst düzey avukat. Günün her saati iş başında, ev hayatı yok, tek düşündüğü şirkete ortak olabilmek. Üzerindeki baskı ve adrenalin onu fena halde coşturuyor. Ta ki bir gün, ...bir hata yapana kadar. Öyle büyük bir hata ki bu, kariyeri mahvolabilir.
Tamamen aklını kaçırıp Londra'daki ofisinden çıkıyor, bir trene binip hiç bilmediği bir yere gidiyor. Yol sormak için büyük, güzel bir evin kapısını çalınca iş görüşmesine geldiği zannediliyor ve o evde hizmetli olarak çalışması teklif ediliyor. Tabii ki bu evli çift ev işlerini halletmesi için bir avukatı işe aldığından habersiz. Fakat düşünün ki Samantha fırının nasıl çalıştırılacağını bile bilmiyor. Felaketler birbirini kovalıyor. Samantha çamaşır makinesiyle, ütü masasıyla , deterjanlarla müthiş bir savaş verirken; büyük şeflere özel yemekler pişirmeye kalkışırken tam bir kaos yaşanıyor.
İyi de acaba işverenleri evdeki hizmetlinin başarılı bir avukat olduğunu öğrenebilecek mi? Eski hayatı Samantha'nın yakasını bırakacak mı? Bırakmasa bile, Samantha geri dönmek isteyecek mi?
Göreceğiz!
"Adım Samantha. Yirmi dokuz yaşındayım. Hayatımda hiç yemek pişirmedim. Yer silmedim. Toz almadım. Düğme falan da dikemem. Yapmayı bildiğim tek şey kontratları yeniden düzenlemek ve müvekkilimi milyonlarca pound kâr ettirmek."
PASAKLI TANRIÇA, hayatı biraz daha ağırdan alması gereken genç bir kızın hikâyesi. Ki bu kızın artık kendini bulması, en önemlisi aşkı bulması gerekiyor. Ve elbette ki sözü edilen bu kızın, bir kenarda öylece durmasına alışkın olduğu ütü masasının ne işe yaradığını da artık uygulamalı olarak öğrenmesi gerekiyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Yazı buradan alınmıştır.
--
Devam eden çekilişime katılmadıysanız bekliyorum..
Çekilişim için tıklayınızz
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






